Bir Ribeye Macerası

Yaklaşık 2 yıl kadar önce Aşkabat Havaalanı projesinde çalışmak üzere  Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta bulunuyordum.

Proje kapsamında yapılacak Ana Terminal binası mevcut terminalin yerine yapılacağından öncesinde geçici olarak kullanılacak küçük bir terminal için geceli gündüzlü çalıştığımız bir dönemde hem işleri yetiştirmeye hem de ortama alışmaya çalışıyoruz.

Askabat Uluslararası Havaalanı
Askabat Uluslararası Havaalanı

Benden önce ülkeye giden arkadaşlar sağ olsun daha önce denedikleri mekanları gezdiriyorlar. Bunlardan biri de Guzzer adında bir yer Aşkabat’ta  o zaman inşaat halinde olan 1. Parkın Tam karşısında yer alıyor.

Mekan genel olarak lezzetli yemeklere ve görece uygun fiyata sahip bir yer. Özellikle Pizza ve salataları gayet başarılı, omletleri de fena değil. İlk birkaç gidişte menüyü iyice incelediğimiz için sonraki gidişlerimizde daha yolda ne yiyeceğimize karar verip garson gelir gelmez siparişlerimizi veriyoruz.

Menüye baktığımız dönemde gözümüze çarpan seçeneklerden biri de Ribeye , yesek mi yemesek mi derken uzunca bir süre kendisini es geçiyoruz.  Aradan zaman geçiyor günlerden bir gün iş gereği biraz geç çıktığım bir gün bizim ekibi arıyorum, Guzzer’de olduklarını söylüyorlar, ne sipariş ettiklerini soruyorum, henüz karar vermediklerini söylüyorlar. Tam bu esnada içlerinden biri Ribeye yiyeceğim diyor, o gazla ben de hemen bana da söyle diyorum.

Et konusunda zevklerimiz genelde aynıdır az ila orta pişmiş arası söylüyoruz, ben gidene kadar da pişmiş oluyor , masaya oturur oturmaz gelen Ribeye’ı yemeğe başlıyorum. Tadı gerçekten çok güzel, o ana kadar Ashgabat’ta yediğim en güzel şey hatta.

Ribeye ya da Rib eye
Ribeye ya da Rib eye

Karşılıklı olarak o mükemmel her hafta mutlaka bir ribeye yeriz bundan sonra diyerek kendimizi iyiden iyiye şımartıyoruz. Hatta o akşam başka yemek tercih eden diğer arkadaşlara da mutlaka yemelerini tavsiye ediyoruz.

En nihayeyinde yemeklerimiz bitiyor, kahvelerimizi de içip hesabı istiyoruz. Hesap geldiğinde bir yanlışlık oldu herhalde diye düşünerek garsonumuzu çağırıyoruz. Şöyle bir bakıyor ve yoo bir yanlışlık yok diyor.

Hesap yaklaşık olarak 210 Dolar tutuyor, bunun 180 Dolarlık kısmı bizim Ribeyelar kalan 30 Dolarlık kısmı ise bütün yenilen ve içilenlerden oluşuyor. Bir porsiyon Ribeye için 90 dolar gibi bir bedel ödüyoruz. Az önce tavsiye ettiğimiz arkadaşlar bize farklı yerleri ile gülmeye başlıyor. Her hafta yeriz dediğimiz Ribeye ile birlikte tabiri caizse yediğimiz kazık nedeniyle uzunca bir süre o mekana uğramıyoruz.  Acısı geçince yine uğradık ama Ribeye’dan uzak durmaya özen gösterdik.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.